21 Ağustos 2014 Perşembe

Gecikmeli Cezayir Raporu

Artık Kaptan'ın zorunlu Cezayir seyahatinden izlenimlerimi de aktarmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Vaktiyle açıp da yüzüne bile bakmadığım bu blog artık gerçek bir seyir defterine dönüşebilir böylece.

Takribi 4 aydır Cezayir adı verilen kara parçası üzerinde ekmek parası için gurbetçilik yapıyorum. 15 gün daha 15 gün daha diye diye 4 ay oldu bu zorunlu seyehate çıkalı.

Şimdilik buradaki genel geçer konulardan aklıma gelen bir iki şeyden bahsedeyim. Unutmazsam ve erinmezsem bundan sonra sürekli güncel tutmaya çalışırım. Umarım!

Öncelikle Cezayir adı verilen sözde kara parçası kocaman bir yer benim onun sadece küçük bir şehri olan mostaganem vilayetini görme fırsatım oldu. Bir kaç başka şehir de gördüm ancak onlar hakkında henüz kelam edecek durumda değilim. Gerçi bulunduğum şehir buranın yazlıkçılarının mekanı olduğu için ülkenin dört bir yanından gelen insanları ve Fransa'dan gelen gurbetçilerini görme fırsatım oluyor böylece ülkenin geneli hakkında da bir fikir sahibi oldum diyebilirim.

Mosta'nın 120km uzunluğunda çoğunluğu plajlardan oluşan bir sahil şeridi var. Büyük mavi dedikleri Akdeniz'e buradan girmek aslında zevkli. Kum, sığ ve sakin deniz, güneş güzel ama...

Ama bu deniz burada boşa akıyor kardeşler, ziyan oluyor.


Aile Düzeni, Düzene ve Düzenlere Faydası

Bu yazıyı ne zaman yazdığımı bile hatırlamıyorum, taslakların arasında buluverdim. Aklımda ne vardı da taslaklara kaydettim onu bile hatırlamıyorum. Yayınlayım gitsin...